Süphan Dağı Zirve Faaliyeti — İstanbul’dan Van Gölü’nün Üstüne Uzanan Yolculuk
Süphan Dağı Zirve Faaliyeti — İstanbul’dan Van Gölü’nün Üstüne Uzanan Yolculuk
Hakan Tan
Türkiye’nin üçüncü büyük dağı Süphan… Van Gölü’nün kuzeyinde, Adilcevaz’ın üzerinde, bulutları yaran o sessiz dev.
Uzun süredir hayalini kurduğum bu tırmanışı, nihayet İstanbul’dan başlayan bir hafta sonu kaçamağıyla gerçekleştirme fırsatı buldum.
İstanbul’dan Yola Çıkış
Cuma akşamı Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Van Ferit Melen Havalimanı’na doğru yola çıktım. Uçak yaklaşık 1 saat 50 dakika sonra Van’a indi. Havalimanı çıkışında ekip arkadaşlarımla buluştuk ve kiraladığımız araçla Adilcevaz yönüne doğru yol almaya başladık.
Van merkezden Adilcevaz’a giden yol, Van Gölü’nün kıyısından kıvrıla kıvrıla ilerleyen inanılmaz huzurlu bir rota.
Yaklaşık 100 km sonra Adilcevaz’a vardık ve kısa bir market alışverişi yaparak tırmanışın başlayacağı köye doğru yöneldik.
Kamp Alanına Ulaşım — Süphan Dağı Güney Rotası
Süphan Dağı’na en çok tercih edilen klasik rota, Koçak–Kaldırım Köyü hattı üzerinden yükseliyor. Biz de aynı yolu izledik.
Adilcevaz’dan çıktıktan sonra araçla yaklaşık 20–25 dakika boyunca stabilize yoldan ilerleyip Kaldırım Köyü (yaklaşık 2.000 m) civarına geldik. Kamp çantalarını araçtan indirip hafif bir yürüyüşle gece kampını kuracağımız düzlüğe geçtik.
Saat gece yarısına yaklaşırken gökyüzü tamamen açıktı. Van Gölü’nden gelen serin rüzgâr sessizliği bozuyor, başka hiçbir ses yok… Telefonlar çekmiyor, şehir ışıkları görünmüyor; sadece karanlıkta dev bir gölge gibi yükselen Süphan.
Ertesi gün için alarmı 02.00’ye kurduk ve çadırlarımıza çekildik.
Zirve Günü — 4.058 Metrede Yeni Bir Sabah
Gece 02.30’da kafa lambalarının ışığıyla yürüyüşe başladık. İlk etap oldukça rahat — hafif eğimli toprak zemin, çimenlikler ve geniş bir plato.
Yaklaşık 3.000 metreye kadar rota hep benzer bir eğimde ilerliyor. Ay ışığı sayesinde hem yürüyüş kolaydı hem de Van Gölü yavaş yavaş arkada mavi bir hüzme olarak görünmeye başlamıştı.
3000–3500 metre bandı: Kaya ve Çarşak Başlıyor
Güneş ufukta belirmeye başladığında 3.200 metre civarındaydık. Rota bu noktadan sonra belirgin şekilde sertleşiyor. Büyük kaya blokları, çarşak zemin ve yükselen eğimle klasik Süphan mücadelesi başlıyor.
Ara ara durup güneşin doğuşunu izlemek tarifsiz bir keyifti:
Van Gölü’nün üzerindeki kızıllık, Nemrut Dağı’nın silueti, Adilcevaz’ın ışıkları… Bir anlığına tırmanışı unutup manzaraya dalıyorsunuz.
Zirve Saldırısı
Son 300–400 metre, Süphan’ın en yorucu bölümü. Tüm ağırlığı çarşak zeminde tutmak zorunda kalıyorsunuz; bir adım atıp yarım adım geri kayma klasik Süphan deneyimi.
Yaklaşık 6 saatlik bir yükselişin ardından saat 08.45’te Süphan Dağı zirvesine (4.058 m) adım attık.
Zirvede ilk his: sessizlik.
Rüzgâr yok, bulut yok, sadece dev bir krater çanağı ve aşağıda sonsuza uzanan Van Gölü.
Fotoğraflar, zirve çayı ve kısa bir moladan sonra inişe geçtik.
İniş ve İstanbul’a Dönüş
Çarşak zeminde iniş oldukça hızlı ama dikkat gerektiriyor. Kamp alanına dönüş yaklaşık 3 saat sürdü. Kampı toplayıp köye indik ve Adilcevaz’da hızlı bir yemek molası verdik. Ardından Van’a doğru hareket ettik.
Akşam uçağıyla İstanbul’a dönerken uçak yükselirken aşağıda bir kez daha Süphan’ı gördüm. Birkaç saat önce zirvesinde durduğum o heybetli dağ şimdi bulutlar arasında kayboluyordu.
Süphan Dağı, hem fiziksel hem de mental olarak Türkiye’deki en keyifli zirve deneyimlerinden biri.
Ne Kaçkar kadar teknik, ne Ağrı kadar kalabalık…
Kendi sakinliğini, göl manzarasını ve o görkemli kraterini koruyarak hala doğallığını sürdürüyor.
İstanbul’dan başlayan bu yolculuk, Van Gölü’nün kıyısında unutulmaz bir zirve anısıyla son buldu. Eğer sen de Türkiye’de farklı bir zirve arayışındaysan, Süphan kesinlikle rotana eklemen gereken bir dağ.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlgili Yazılar
Sen de Deneyimlerini Paylaş
Gittiğin yerleri, keşfettiğin rotaları ve yaşadığın deneyimleri diğer dağcılarla paylaş.
Kayıt Ol ve Başla